Apartman önü kedisi. Dünyanın en pisi ama. Geçen gün karşıma aldım ve konuştum. “kızım sen kedisin, sizin doğanızda temiz olmak var, ne bu tüylerin götünde bokun?” dedim. Miyavladı. Kedi bana bi şeyler anlatmak istedi.
Hidoş ilk katta oturdugundan yasakladı apartmana girmesini. Götü de bi kıymetli ki denyonun, gidip terliklerin üzerine kuruluyo hep.
Bi gün merdivenlerden düştüm, geldi kafasını yerde ikiseksen uzanan benim dizime sürttü. Sevdi beni kendi minik çapında gerizekalı. 
Az önce gizlice apartmana aldım, hidoş ağzıma sıçtı. “çok seviyosan al evine!” dedi.
Evet lan dedim, çok seviyorum, aşırı çok seviyorum. Kucakladım geldim gerizekalıyı. Kar yağışı bitene kadar bitiyle piresiyle benim aşkım bu aşkım. 


Aralık 2010- apartman
- Ya ananısikicem çıkma şu battaniyenin üstüne yatıyom ben orda.
-…
-Heh noluyo şimdi kuyrugunu sallıyosun.
-miyaouv
-anlıyon mu lan yoksa ne dediğimi? ya tribe sokma beni töbebismillah

Apartman önü kedisi. Dünyanın en pisi ama. Geçen gün karşıma aldım ve konuştum. “kızım sen kedisin, sizin doğanızda temiz olmak var, ne bu tüylerin götünde bokun?” dedim. Miyavladı. Kedi bana bi şeyler anlatmak istedi.

Hidoş ilk katta oturdugundan yasakladı apartmana girmesini. Götü de bi kıymetli ki denyonun, gidip terliklerin üzerine kuruluyo hep.

Bi gün merdivenlerden düştüm, geldi kafasını yerde ikiseksen uzanan benim dizime sürttü. Sevdi beni kendi minik çapında gerizekalı. 

Az önce gizlice apartmana aldım, hidoş ağzıma sıçtı. “çok seviyosan al evine!” dedi.

Evet lan dedim, çok seviyorum, aşırı çok seviyorum. Kucakladım geldim gerizekalıyı. Kar yağışı bitene kadar bitiyle piresiyle benim aşkım bu aşkım. 

Aralık 2010- apartman

- Ya ananısikicem çıkma şu battaniyenin üstüne yatıyom ben orda.

-…

-Heh noluyo şimdi kuyrugunu sallıyosun.

-miyaouv

-anlıyon mu lan yoksa ne dediğimi? ya tribe sokma beni töbebismillah

Aylin benim ezberimi bozdu. Bir kadın aynı anda, her şey olabilirmiş. Güzel, merhametli, iyi kalpli, mantıklı, aşırı zeki, güçlü, kültürlü, analiz eden ve aşık. Bu özellikleri aynı potada eriten bir kadınla beraber olan hangi erkek, o kadından sonra başka bir kadına da aynı şeyleri hissedebilir ki? 
E ister istemez, insanda bi öfke, bir intikam kafası oluyo yani. Bir zamanlar mükemmele sahipken, en iyi ihtimalle “iyi” ye ulaşmak için, bir sürü vasatla uğraşmak. Sinir bozucu.
Daha da net anlaşılması için, marcus valerius’dan bir alıntı ile noktalayayım.
"O suyu kirletmeye kıçın yetmez, kafanı sok zollius, kafanı!"
=)

KASIM 2010 - BEŞİKTAŞ
Aylin: Benden ne istiyo ben anlamıyorum ki?
Ben: Ben anlıyorum, ya o kadar da suçlayamıyorum açıkçası. 
Aylin: Şunu anlıyorum deme! Sen o kadar sosyopat olamazsın!
Ben: O kadar olmasa da, 100 birim eksiği de bende var onun. 

Aylin benim ezberimi bozdu. Bir kadın aynı anda, her şey olabilirmiş. Güzel, merhametli, iyi kalpli, mantıklı, aşırı zeki, güçlü, kültürlü, analiz eden ve aşık. Bu özellikleri aynı potada eriten bir kadınla beraber olan hangi erkek, o kadından sonra başka bir kadına da aynı şeyleri hissedebilir ki? 

E ister istemez, insanda bi öfke, bir intikam kafası oluyo yani. Bir zamanlar mükemmele sahipken, en iyi ihtimalle “iyi” ye ulaşmak için, bir sürü vasatla uğraşmak. Sinir bozucu.

Daha da net anlaşılması için, marcus valerius’dan bir alıntı ile noktalayayım.

"O suyu kirletmeye kıçın yetmez, kafanı sok zollius, kafanı!"

=)

KASIM 2010 - BEŞİKTAŞ

Aylin: Benden ne istiyo ben anlamıyorum ki?

Ben: Ben anlıyorum, ya o kadar da suçlayamıyorum açıkçası. 

Aylin: Şunu anlıyorum deme! Sen o kadar sosyopat olamazsın!

Ben: O kadar olmasa da, 100 birim eksiği de bende var onun. 

Kalitesizliği bozup çizgimden ödün vermek istemezdim fakat, şahane bir gözetlemeymiş bu fotoğraf.

Mayıs 2010 - Rumeli Feneri - RECCE
- Cem koş! İneğe bak!
- Nesine bakayım, inek işte
- Hayır oğlum, Hasan abi “sarıkııııız” diye bağırınca mööölüyo! Ben bağırdım bana mööö-lemedi. Hasan abiyi tanıyo bi tek!
- (sırıtır) töbe töbe…
- ne? YA HAYVANOLU HAYVAN sana burada şov tivi tadında bir sevimlilikle hayvan insan dostluğu anlattım ne anlıyosun ya! Gülme! Ya gülme abi! Ben de gülcem nolur gülme, gülmek istemiyorum!

İkimiz koptuk sonra.

Kalitesizliği bozup çizgimden ödün vermek istemezdim fakat, şahane bir gözetlemeymiş bu fotoğraf.

Mayıs 2010 - Rumeli Feneri - RECCE

- Cem koş! İneğe bak!

- Nesine bakayım, inek işte

- Hayır oğlum, Hasan abi “sarıkııııız” diye bağırınca mööölüyo! Ben bağırdım bana mööö-lemedi. Hasan abiyi tanıyo bi tek!

- (sırıtır) töbe töbe…

- ne? YA HAYVANOLU HAYVAN sana burada şov tivi tadında bir sevimlilikle hayvan insan dostluğu anlattım ne anlıyosun ya! Gülme! Ya gülme abi! Ben de gülcem nolur gülme, gülmek istemiyorum!

İkimiz koptuk sonra.

Picasso çıkıp öz kızım diye açıklama yapsa olurum yok; orta sınıf geyşa ruhumu kimse öldüremez:
Ne zaman ki bir adama bağğğğğğğğlanmaaaaaaaaayyyyyaaaaaaa göreyim, evini temizliyorum. Tek kişilik dev temizlik; çamaşır suyu, işlevsiz eşyalara tamamen kendime göre yeni bir mesken belirlemek - işlevsiz olup olmadığına da ben karar veriyorum -…
Ocağın üzerindeki kurumuş yağ atıklarını cif yardımıyla silmem ilişkimize bir birim fayda sağlamayacak bile olsa-
sevüyüm ben galiba. Ayı, maço filan ama. Sevüyüm.

Kasım 2010 fotoğraf. Aralık 2010 Moda.
- Enginarlara bak! Enginar alalım ya mayış alınca, ben pişireyim. 

Picasso çıkıp öz kızım diye açıklama yapsa olurum yok; orta sınıf geyşa ruhumu kimse öldüremez:

Ne zaman ki bir adama bağğğğğğğğlanmaaaaaaaaayyyyyaaaaaaa göreyim, evini temizliyorum. Tek kişilik dev temizlik; çamaşır suyu, işlevsiz eşyalara tamamen kendime göre yeni bir mesken belirlemek - işlevsiz olup olmadığına da ben karar veriyorum -…

Ocağın üzerindeki kurumuş yağ atıklarını cif yardımıyla silmem ilişkimize bir birim fayda sağlamayacak bile olsa-

sevüyüm ben galiba. Ayı, maço filan ama. Sevüyüm.

Kasım 2010 fotoğraf. Aralık 2010 Moda.

- Enginarlara bak! Enginar alalım ya mayış alınca, ben pişireyim. 

Bi gün aynı anda çok paramız olursa ne yapacağımız hakkında hiçbi fikrim yok. O kadar oluru olmayan bi şey ki; heralde bi şe yapamamaktan - hukuğumuz buna dayalı: herhangi bir konuda, ne yapmak lazım olduğunu bilememekten hiçbi şe yapamamak- taksiye biner, Konya’ya kadar gideriz (kendini gerçekleştiren kehanet). Tabi yol boyunca içeceğimiz alkolu hesaba katmadan tasarlanmış bi öngörü bu.
Ankara civarına geldiğimizde, eşiği geçenin, daha az sarhoş olanı taksiden kovacağını herkes bilir. Bi itmeli bi kakmalı öyle öyle Konya’ya kadar gideriz işte. Sonra mevlana şekeri falan yer, geri döneriz.

Kasım 2010 - Galata Kulesi önü - it gibi titreyelim ama alkolden taviz vermeyelim
ben: sigara var mı?
caner: yok, sorduguna göre sende de yok
ben: hay amınakoyayım sefilliğin
caner: ben bırakma kafalarındayım zaten.
ben: sefaletten sağlık bulcan ya.
caner: bi dakka ya, şu çocuklar bu yakınlıkta kuleyi naıs çiziyolar?
ben: idealist örtmen, hava güzel dışarda yapalım dersi demiş ama hiç olmamış yani, içine sokup dıştan çizdirseymiş kuleyi.
caner: fotoğraf çekenlere bak sen asıl.
ben: lan internette daha güzel fotoğrafları var, alsınlar ordan işte.
caner: bi dakka ya ben şu çocuklara bakıcam bi nası çiziyolar.
Ve örtmen gelir. Boyacı abiden sigara almamız, benim için sefaletin tam karşılığıydı.

Bi gün aynı anda çok paramız olursa ne yapacağımız hakkında hiçbi fikrim yok. O kadar oluru olmayan bi şey ki; heralde bi şe yapamamaktan - hukuğumuz buna dayalı: herhangi bir konuda, ne yapmak lazım olduğunu bilememekten hiçbi şe yapamamak- taksiye biner, Konya’ya kadar gideriz (kendini gerçekleştiren kehanet). Tabi yol boyunca içeceğimiz alkolu hesaba katmadan tasarlanmış bi öngörü bu.

Ankara civarına geldiğimizde, eşiği geçenin, daha az sarhoş olanı taksiden kovacağını herkes bilir. Bi itmeli bi kakmalı öyle öyle Konya’ya kadar gideriz işte. Sonra mevlana şekeri falan yer, geri döneriz.

Kasım 2010 - Galata Kulesi önü - it gibi titreyelim ama alkolden taviz vermeyelim

ben: sigara var mı?

caner: yok, sorduguna göre sende de yok

ben: hay amınakoyayım sefilliğin

caner: ben bırakma kafalarındayım zaten.

ben: sefaletten sağlık bulcan ya.

caner: bi dakka ya, şu çocuklar bu yakınlıkta kuleyi naıs çiziyolar?

ben: idealist örtmen, hava güzel dışarda yapalım dersi demiş ama hiç olmamış yani, içine sokup dıştan çizdirseymiş kuleyi.

caner: fotoğraf çekenlere bak sen asıl.

ben: lan internette daha güzel fotoğrafları var, alsınlar ordan işte.

caner: bi dakka ya ben şu çocuklara bakıcam bi nası çiziyolar.

Ve örtmen gelir. Boyacı abiden sigara almamız, benim için sefaletin tam karşılığıydı.

Durakta uykusuz kesmek. Paranın yok zamanı, 1.75 tl vererek Türkiye’de en sevdiğim adama ulaşabiliyoken (kanlı canlı adam, üstelik et ete değiyor) hiç uykusuz filan alamam. Zaten ya klasik olarak sıçarken okuyorum, ya da kullanılmış orkidi filan sarıp atıyorum. Onun yerine radikal var 25 kuruşa.


Ekim 2010 - Mecidiyeköy duraklar
-Emrecim, acaba bu haftaki sayıdan belirttiğim sayfanın fotoğrafını çekip yollar mısın canım?
-sen iste, ayağına kadar getireyim Ankara’dan
-hehehehe salak heheheheh

Durakta uykusuz kesmek. Paranın yok zamanı, 1.75 tl vererek Türkiye’de en sevdiğim adama ulaşabiliyoken (kanlı canlı adam, üstelik et ete değiyor) hiç uykusuz filan alamam. Zaten ya klasik olarak sıçarken okuyorum, ya da kullanılmış orkidi filan sarıp atıyorum. Onun yerine radikal var 25 kuruşa.

Ekim 2010 - Mecidiyeköy duraklar

-Emrecim, acaba bu haftaki sayıdan belirttiğim sayfanın fotoğrafını çekip yollar mısın canım?

-sen iste, ayağına kadar getireyim Ankara’dan

-hehehehe salak heheheheh

Tarantino mesela. Adam, Inglorious Basterds’i öyle bir inandırıcılıkla çekmiş ki, 17 tane nazi subayını öldüren adamı, nasıl olur da Berlin Meydanı’nda (böyle bir meydan olup olmadığından emin değilim) ibret olsun diye sallandırmazlar diye bir kere bile sorgulamadık. 
Kieslowski’nin Blanc’ı, Bergman’ın Seventh Seal’i, Capolla’nın Apocalypse Now’ı. Yazılı metinden okuduğunuzda “oha ama, ebenin amı” dedirtecekken, öyle bir akıtıyorlar ki filmi, benim diyen adam, “vah vah” diye izliyor, ananemin fatmagül’e üzüldüğü gibi.
Ama be ya, film için bile olsa, Şu Fırat’ın hademe olduğuna kim inanır? Kıvanç Tatlıtuğ gibi adam, bi kere tipinde zengin elektriği var Fırat’ın, ne yapsa olmaz. Değil Tufan, harbiden Kieslowski Türkiye’de film çekip Fırat’ı hademe yapsa (dahi çocuk filmi değilse şayet) buna inanmak mümkün değil.
Az kassak belki taksici. Ama hademe değil.

Ocak 2010 - Küçükçekmece
"Virtüöz" filminden
-iiiih bin ayneeeen vaynen kaynen…
-tufan o ne demek?
-belli bi anlamı yok, yeni şarkım.

Tarantino mesela. Adam, Inglorious Basterds’i öyle bir inandırıcılıkla çekmiş ki, 17 tane nazi subayını öldüren adamı, nasıl olur da Berlin Meydanı’nda (böyle bir meydan olup olmadığından emin değilim) ibret olsun diye sallandırmazlar diye bir kere bile sorgulamadık. 

Kieslowski’nin Blanc’ı, Bergman’ın Seventh Seal’i, Capolla’nın Apocalypse Now’ı. Yazılı metinden okuduğunuzda “oha ama, ebenin amı” dedirtecekken, öyle bir akıtıyorlar ki filmi, benim diyen adam, “vah vah” diye izliyor, ananemin fatmagül’e üzüldüğü gibi.

Ama be ya, film için bile olsa, Şu Fırat’ın hademe olduğuna kim inanır? Kıvanç Tatlıtuğ gibi adam, bi kere tipinde zengin elektriği var Fırat’ın, ne yapsa olmaz. Değil Tufan, harbiden Kieslowski Türkiye’de film çekip Fırat’ı hademe yapsa (dahi çocuk filmi değilse şayet) buna inanmak mümkün değil.

Az kassak belki taksici. Ama hademe değil.

Ocak 2010 - Küçükçekmece

"Virtüöz" filminden

-iiiih bin ayneeeen vaynen kaynen…

-tufan o ne demek?

-belli bi anlamı yok, yeni şarkım.

"Ya çekme fotoğrafımı, utanıyorum ben poz veremiyorum!" dedim.
"Sen benim fotograflarımı cırt cırt çekiyosun ama!" dedi. 

Sanki anadan üryan hallerimizi bilmiyormuşuz gibi, çirkin görmesin beni istedim.
Çok güzel ve çok o anı hissettiren fotoğraf oldu. 

"Aaa, güzel olmuş lan, aferin" dedim.

Kasım 2010 - Kadıköy
-aa güzel olmuş lan, aferin.
(3 dakika geçer)
-OHA! o kadar nazlandın, anında profil fotoğrafı yapmışsın!
-yaparım, sana ne…

"Ya çekme fotoğrafımı, utanıyorum ben poz veremiyorum!" dedim.

"Sen benim fotograflarımı cırt cırt çekiyosun ama!" dedi. 

Sanki anadan üryan hallerimizi bilmiyormuşuz gibi, çirkin görmesin beni istedim.

Çok güzel ve çok o anı hissettiren fotoğraf oldu. 

"Aaa, güzel olmuş lan, aferin" dedim.

Kasım 2010 - Kadıköy

-aa güzel olmuş lan, aferin.

(3 dakika geçer)

-OHA! o kadar nazlandın, anında profil fotoğrafı yapmışsın!

-yaparım, sana ne…

Yoğuz’la buluştuk. Kadıköy’de, noodle bulma umuduyla Dia’ya girdik. Kasiyere, burada noodle var mı diye sorup, noodle’ın ne olduğunu açıklarken, arkamdan biri çarptı. Pardon dedi, yüzüme bakmadı. Yoğuz, tavuk reyonunda “abi, ben bu adamı biliyorum, Cihan bu” dedim. Daha önce hiç yüz yüze konuşmadığımız için selam verip vermeme konusunda karar veremedim. Bi de her msn konuşmamızda sarhoştum, karşısına tekrar levent kırca gibi çıkmak istemedim. Gittim, “sen cihan’sın” di mi dedim. Ufak bi ebleme anının ardından, “ben tavuk bakıcam” diyip Yoğuz’un yanına gittim.

Merdivenlerden çıkarken “Yoğuz lan, çok acayip di mi, amerikan bağımsız sineması olduk şu an resmen” dedim. Yoğuz, “benden kısaymış, ben dövebilirim” dedi.

Sonra noodle bulamadığımız için, sıpagettiye sebzeli tavuklu sos yapıp yedik. Bi gün önce Cihan’la konuşurken, önerdiği gibi “Sıpagettiye yap o sosu, nudıl diye yutturursun işte”. Sonra da ben çok şımardım. “Yoğuz bana portakal soysana, teker teker yiyebileceğim şekle getir” dedim. Alla alla? dedi ama portakalları soydu. 4 portakal yedim nerdeyse. 

En son projeksiyonda inglorious basterds izledik. Bi yandan içtiğim votkanın etkisiyle, Yoğuz’a huzur vermedim, her sahnenin okumasını yaptım.

Yoğuz’u da birlikte en eğlendiğim insanlar listesine taşıdım, “öbür” listeden.

kasım 2010 - kadıköy- HASIRCIBAŞI CADDESİ HELL YEAH

ezgi: makko napıyosunuz?

ben: napalım makkocum, yemek yedik, ben çalışıyorum, yoğuz bana portakal soyuyo

ezgi: ilişki

ben: ahahahaha

ezgi: makko tombala da oynasaydınız, daha ilk günden yakmışsınız kendinizi portakalla.

Kimin en çok sevildiği bi bilinsin de, ona göre. Sikemediği halde bu kadar sevdiği tek kadın olmanın haklı gururu ile tüm ergenlere havamı atıyorum. Benim de rüyamda gördükten sonra sevgimin 8 kere pekiştiğini belirtmeden edemem. Yoğuz’un resimlediği rüyam için tık : Son Patates

Eylül 2010 - Asmalı - Badehane

Kimin en çok sevildiği bi bilinsin de, ona göre. Sikemediği halde bu kadar sevdiği tek kadın olmanın haklı gururu ile tüm ergenlere havamı atıyorum. Benim de rüyamda gördükten sonra sevgimin 8 kere pekiştiğini belirtmeden edemem. Yoğuz’un resimlediği rüyam için tık : Son Patates

Eylül 2010 - Asmalı - Badehane